11 Ekim 2011 Salı

...


…İçimdeki acının tarifini yapabilseydim eğer..,
İnan dostum beni ilk sen anlardın ,benimle ilk ağlayan sen olurdun.
Bazen anlatmama bile gerek kalmadan anlıyorsun içimde yer etmiş sıkıntılarımın acısını.
Karşında çaresiz akıtmak mercanları ,seni üzmek üzüyor beni, ama beni de tek anlayan sensin be dostum..
Senin omzunda ağlamak rahatlatıyor beni.
Gözlerimin ıslaklığını sen silince kuruyor…
…üç noktalarla başladım dostum..
Bunu saNa yazdığım ilk şiirim değil,ilk cümlem ilk satırım değil..
Bir damla gülücüğün peşinden kurduğumuz hayallerde hep huzur aramışız.
Ekmek kokulu yurdun,iki ranzalı odasından dışarı çıkamamış hayallerimiz.
Olsun…
Sıkıntılarımızda sarılmışız birbirimize…
Ölmeyen sen ve ben kalmış geride başkalarının başaramadığı kardeşliğimiz…
İçimden geldi bu gece hatırlamak istemediğim onca şeye rağmen,
Seninle  yaşadığımız ne varsa onları hatırlamak istiyorum…
canım dostum….
06.10.2011 00:43

4 Ekim 2011 Salı

3 Ekim 2011 Pazartesi

Ayrılık Hediyesi


Şimdi saat sensizliğin ertesi.

Yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın...

Avutulmuş çocuklar çoktan sustu!

Bir ben kaldım tenhasında gecenin;

Avutulmamış bir ben...



Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim;

Ki bu yaşlar,

Utangaç boynunun kolyesi olsun!

Bu da benden sana

Ayrılığın hediyesi olsun...



Soytarılık etmeden güldürebilmek seni,

Ekmek çalmadan doyurabilmek...

Ve haksızlık etmeden doğan güneşe,

Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi

Mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun...

Şimdi iyi niyetlerimi bir bir yargılayıp asıyorum

Bu son olsun be!..

Bu son olsun!

Bu da benim sana

Ayrılırken mazeretim olsun!



Şimdi saat yokluğunun belası;

Sensiz gelen sabaha günaydın!

İşi-gücü olanlar çoktan gitti.

Bir ben kaldım voltasında sensizliğin;

Hiç uyumamış bir ben...



Şimdi dişlerimi sıkıp dudaklarıma kanamayı öğrettim;

Ki bu kızıl damlalar,

Körpe yanağında bir veda busesi olsun...

Bu da benden sana

Heba edilmiş bir aşkın

Son nefesi olsun...



Kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni,

Beyninin içindekileri anlayabilmek...

Ve yitirmeden yüzündeki anlık tebessümü,

Bütün saatleri öylece durdurabilmek için

Çıldırasıya paraladım kendimi!..

Lanet olsun!

Artık sigarayı üç pakete çıkardım günde.

Olsun be!

Ne olacaksa olsun!

Bu da benim sana,

Ayrılırken şikayetim olsun...



Gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun;

Her damla, vefasız teninde bir veda busesi olsun...

İsterim sen de ben gibi yan ömrüne;

Hep ağla, hep ağla!

Bu benden son dua,

Bu benden ayrılık hediyesi olsun...


Yusuf Hayaloğlu


Belki acır yüreğin hissedersin yanlızlığında.