13 Mart 2012 Salı

İSTanBUL...



İstanbul güzelmiş be...

Uzun zaman sonra bugün anladım yaşadığımı..

Üsküdar da oturup kız kulesine karşı temiz hava çarpınca fark ettim görmek için bakmak gerektiğini..

Gözümün içine giren güneş başımı döndürünce anladım hala hayatta olduğumu nefes aldığımı..

Beşerin acısı dünyalıkmış..

Ne öldürür ne güldürürmüş..

Yanımdan geçen simitçi bağırdığında anladım ,

Rüyada olmadığımı…

N.C



Biraz Değiştim & Değil




Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!
Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım bırak diyor bir yanım –ma,
Kesin değil!
Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda…
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!
Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara…
Kendime kırgınım…
Maziye hiç değil, an’a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına…
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa,
İyi değil!
Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum!
Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum,
Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum,
Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık,
Ki seni sorgulamamasını nasıl beklerim,
Toprağa bakan yanım senden zaten ayrı,
Sana bakan yanımsa toprakla aynı,
Ne yaparsan yap gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin,
Gözlerim yorgun, dudaklarım hissiz,
Dokunulmadan geçen yıllar bana ağır,
Sarılmadan geçip giden uğurlamaların kavuşmaları hep beklentisiz,
Söyleyemediklerini söylesen de şimdi, sesine aşina yanım onca sessizlikten sonra artık sağır!
İsteyerek değil!
Çok çalıştım,
Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı “git” izine,
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkine,
Ve bence bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen,
Gitmek için, bitmek için, sana huzur vermek için çok çalıştım,
Daha önce de gitmiştim, kendi isteğimle!
Anladım ki daha önce sevmemiştim,
Çok çalıştım inan,
Değişen yanımın aslında hep aynı olduğunu göstermeye,
Her defasında daha da tozlaşan canımı kırmadan korumaya,
Ve alışmaya kendime, bu göz gözü görmez dumanlı halime,
Çok alışmaya çalıştım hem de,
Tanıştım seninle doğan yanımla da ölen yanımla da,
Birini yaşattım, yaşatıyorum da hala ama diğerinin ölmesine engel olamıyorum da!
Yorulmak dinlenmekle geçmiyor,
An be an çöküyor insanın içindeki güç,
Işığı sönüyor, beyaza dönüyor rengi gitgide, hissizleşiyor,
Ne yormak istedim seni ne de yormak kendimi,
Çok çalıştım,
Gitmeye de kalmaya da,
İkisi de aynı acı,
Kolay değil!
Çisel ONAT




17 Şubat 2012 Cuma

ölüm uykusu...

Öyle yorgunum ki;
Gözlerimi kapadığımda açasım gelmiyor...
N.C

15 Şubat 2012 Çarşamba

Bir uyuyup uyanalım...


Sabah uyanıyorum içimde dünden kalma bir üzüntü,bir sıkıntı var.

İçimden diyorum dün geride kaldı bu gün yeni bir gün olacak diye…

Besmele ile güne başlıyorum..

Aslında kendimi kandırdığımı biliyorum…

Kandırıldığımı da biliyorum.

Bir gün öncesi konuştuğum bir arkadaşım “bir uyuyup uyanalım”demişti

Sertap ın sözleri ile….

İşe geliyorum..

Yine aynı sıradan bir gün diye yine gülümsemeye çalışıyorum hayata..

Gazetelerde de yazıyor sevgili günüymüş bugün ,

Sevdiğini sevildiğini düşünüp mutlu olma günüymüş bugün…

Neyse benden şanslısı yok o zaman bugün diyorum..

Etrafımda bir sürü sevdiklerim var diyorum.

Gün bitmek için ilerlerken…

Bakıyorum adım aranıyor koridorlarda…

Kıpkırmızı güzellikler bana geliyor,,.

Bana mı diyorum?

-Evet diyor..Çiçekçi..

Yüzüm gülüyor birden…

TEŞEKKÜRLER diyorum…

Bir teşekkürle aslında bir çok kişiye teşekkür ediyorum..

Çiçeği elime veren çiçekçiye,beni mutlu etmeye değer kıldığı için gönderene,
ben gülünce mutlu olduğunu söyleyen sevdiklerime,yaradana…

                                                TEŞEKKÜR EDERİM
                                                          hepinize…




9 Şubat 2012 Perşembe

Ona güvenmeyi öğrenirsek...


BİR HAYAT DERSİ




Küçük bir çocuk, büyükannesine hayatında her şeyin nasıl da kötü gittiğini anlatıyordu. Okul, ailesi, arkadaşları…



Hiçbir şey yolunda görünmüyordu.. Büyükanne çok akıllı bir hanımdı ve bir kekin torununun sorunlarını çözebileceğini düşündü.



Karışımı hazırlarken torununa şimdi biraz atıştırmak isteyip istemediğini sordu. ...“Evet, kesinlikle” dedi küçük çocuk açlığını fark ederek. “İşte, biraz sıvı yağ ister misin” dedi büyükanne.



“Yağ mı? İğğ..!" diye tiksindi çocuk. “Peki birkaç çiğ yumurtaya ne dersin” dedi büyükanne kahverengi bir yumurtayı göstererek. “Berbat büyükanne"..diye cevap verdi, büyükannesine ne oluyordu böyle?..



''Peki öyleyse biraz un alır mısın? Ya da biraz mayaya ne dersin?” “Ama büyükanne, tüm bunlar çok tiksindirici !..Mide bulandırıcı !..”



Büyükanne o bilgece duruşuyla gülümsedi ve küçük torununa anlatmaya başladı:



“Evet, bütün bunlar kendi kendilerine çok kötü görünüyorlar ama hepsi doğru bir şekilde bir araya konursa işte o zaman lezzetli bir kek olacaklar !



Allah (c.c) da işte böyle yapıyor. Çoğu zaman O’nun neden bizim zor zamanlar yaşamamıza izin verdiğini merak ederiz.



Ama Rabbimiz mükemmel bir karışım hazırlamaktadır ve bu mutlaka bizim için en güzel şey olacaktır. Eğer bizler O’na güvenmeyi öğrenebilirsek, harika sonuçları göreceğiz!!..



Hatırla ki her deneyim, yaşadığın herşey bir hediyedir ve Rabbinin senin için hazırladığı mükemmel hayatın son ve asıl kek parçası için, bir ümittir, bir işarettir...
 

3 Şubat 2012 Cuma

Hayırlı Kandiller...

Say ki,sen bir kıyısın,gelip gidenler dalga ...

Kimim okşar geçer ,kimi vurur geçer,kimi değer geçer...

Kimine mest olursun o dalgaların,

kimine sinir..

Kimi zoruna gider,

kimi hoşuna....

De ki;
"Rabbim ,şu deryanın sahibi sensin.

O halde bana,şiddeti ve ziyareti ne şekilde olursa olsun,dalgalarını sevmeyi,fakat her birinin gelip geçiçi olduğunu unutmamayı nasip et."

"Zira dalga bazen bir kişi,bazen bir olay olur da imtihan olarak geliverir.

İMTİHAN...

O seni olgunlaştırmak için Allah'ın lutfettiği bir ikramdır.

Kimi zaman dostlarla,kimi zaman düşmanlarla imtihan edilirsin.

Bazen kimsecikler olmaz da kendi nefsinle imtihan edilirsin.

Bazen de çok sever SEVDİKLERİNLE İMTİHAN edilirsin.

Tüm imtihanları kazanabilmek ümidi ile...

Rabbim gönüllerinizden geçen güzel dualarınızı kabul etsin....

GÜNünAYDIN olsun!!!